17 Ağustos 1999

Aslında felaket 17sinde değil 16sında başlamıştı bizim sitedekiler için.O gün sitede oturan arkadaşlar trafik kazası geçirmişti.Saat 2ye kadar onları bekledik.Sonra eve gidip yattık saat 3 gibi.Yattıktan 15 dakika sonra sallanmaya başladık.Tabi ben uyumuşum sallanma faslını hiç hatırlamıyorum.Hatta öyle uyumuşum ki gardarobum yatağımın üstüne düşmüş ben arada oluşan üçgen içinde kalmışım,annem odama gelip beni aldığında ben uyanmamışım ve kucağına alınca kollarımı aşağı salmışım annemde öldüğümü düşünmüş.Sonra beni babamın sırtına koymuş zaten ben ondan sonrasını hatırlıyorum.İnsanlar bağırıyor,çağırıyor aşağıya indik bazısının kafasına saksı falan düşmüş.Biz ilk inenlerden olduğumuz için ve arabayı sitenin içinde bıraktığımız için komşularda bizim öldüğümüzü ve ya başımıza birşey geldiğini düşünmüş.(nerdeyse ölüyorduk zaten)

Sabaha kadar sitenin arkasındaki arsada boş boş bekledik,yakınlarımıza haber verdik daha doğrusu vermeye çalıştık çünkü 1 mesaj yaklaşık 3 saatte falan gidiyordu.Sabah olunca babam eve çıkıp birşeyler almaya gitti.Çok riskliydi çünkü ev 4 kattaydı ve deprem olsa tekrar,babam kaçamazdı.Babam binaya gitmesin diye ağladığımı hatırlıyorum.(Tabi o zaman 8 yaşındaydım)Tüpraş’ın yanması ve bizimde Tüpraş’a 250 metre mesafede oturmamızdan bahsetmeyeceğim bile.Zaten Tüpraş patlasa biz değil tüm İzmit uçacakmış.O kadar olumsuzluğun arasında tek iyi şey babamın kuzeni olan Oktay Amcanın gelip bizi alıp Tuzladaki yazlığına götürmesiydi.

Bir süre sonra annemler beni şuan bu yazıyı yazdığım yer olan Kuşadasına dedemlerin yanına getirdiler.Sonra onlar dönüp İzmitte sağlam kalan tek yer olan Yahya Kaptandan ev kiraladılar ve orada kaldılar bir süre.Sonra okul açılınca bende oraya gittim.

İşte benim deprem hikayem böyleydi.Sonradan öğrendik ki eğer 5 saniye daha fazla deprem olsaymış bizim bina çökecekmiş ve bizlerde sizlere ömür.Allah herkesi böyle felaketlerden korusun.Bir daha böyle felakelerin olmaması dileğiyle.

2 Responses to “17 Ağustos 1999”


  1. 1 Damacana

    Bahsettiğin Tüpraş zaten ayrı bir konu. Öyle bir tesisin şehrin içinde ne işi var ben şahsen anlam veremiyorum.

  2. 2 Onurilik Soğanı

    Tam olarak şehir içi değildi fakat yinede tüpraşın orada olmaması gerekir.Şayet biz o kadar yakın oturuyorduk ki top oynarken topumuz kaçıyordu :)

Leave a Reply